Saldırıların büyük kısmı zayıf ya da tekrar kullanılan parolalarla başlar. Bireysel hesaplarda da şirket hesaplarında da riski büyük ölçüde azaltan beş alışkanlık.
Bir şirkete yönelik saldırıların büyük kısmı karmaşık teknik açıklarla değil, çok daha basit bir yerden başlar: tahmin edilen, başka bir siteden sızmış ya da birden fazla hesapta kullanılan bir paroladan. İyi haber şu ki bu riski azaltmak için pahalı bir yatırım gerekmez. Aşağıdaki beş alışkanlık, hem kişisel hesaplarınızda hem de şirket hesaplarınızda en etkili ilk adımdır.
1. Uzun parola kullanın
Bir parolayı kırmayı zorlaştıran en önemli etken uzunluğudur. En az 12 karakter hedefleyin; daha uzunu daha iyidir. Uzun ve hatırlanabilir bir parola için birbiriyle ilgisiz birkaç kelimeyi yan yana getiren bir parola cümlesi kullanabilirsiniz. Böyle bir parola, kısa ama sembollerle dolu bir paroladan hem daha güçlüdür hem de akılda kalır.
Kaçınılması gerekenler: adınız, doğum tarihiniz, şirket adı, plaka, takım adı ve "Sifre123!" gibi bilinen kalıplar. Bunlar saldırganların ilk denediği tahminlerdir.
Güçlü bir parolayı belirli aralıklarla zorla değiştirmek, çoğu zaman insanları "Parola1", "Parola2" gibi tahmin edilebilir değişikliklere iter. Daha doğru yaklaşım: parolayı bir sızıntıdan şüphelendiğinizde hemen değiştirmek.
2. Her hesaba ayrı parola verin
Saldırganlar bir sitede ele geçirdikleri e-posta ve parola çiftlerini başka sitelerde otomatik olarak dener. Aynı parolayı e-postanızda, muhasebe programınızda ve bir alışveriş sitesinde kullanıyorsanız, en zayıf sitedeki sızıntı hepsinin kapısını açar.
Özellikle e-posta hesabınızın parolası benzersiz olmalı. Diğer hesapların çoğunun "parolamı unuttum" bağlantısı e-postanıza gelir; e-postanızı ele geçiren, diğer hesaplarınızı da sıfırlayabilir.
3. Parolaları bir parola yöneticisine bırakın
Onlarca hesabın her birine uzun ve farklı bir parola vermek akılda tutulacak iş değildir. Parola yöneticisi bu işi sizin yerinize yapar: güçlü parolalar üretir, şifreli bir kasada saklar ve gerektiğinde doldurur. Size yalnızca tek bir güçlü ana parolayı hatırlamak kalır.
- Ana parolayı uzun tutun ve başka hiçbir yerde kullanmayın.
- Parola yöneticisinin kendisinde de iki aşamalı doğrulamayı açın.
- Şirketlerde ekip sürümleri, ortak hesapların parolalarını e-postayla ya da not kâğıdıyla dolaştırmak yerine yetkiye bağlı paylaşmayı sağlar.
4. İki aşamalı doğrulamayı açın
İki aşamalı doğrulama, parolanın yanında ikinci bir kanıt ister: telefonunuzdaki bir doğrulama uygulamasının ürettiği kod, size gönderilen bir kod ya da bir güvenlik anahtarı. Parolanız ele geçirilse bile bu ikinci adım olmadan hesaba girilemez.
Seçenekler arasında güvenlik açısından genel sıralama şöyledir: güvenlik anahtarı ve doğrulama uygulaması, SMS ile gelen koddan daha güçlüdür. Yine de SMS kodu, hiç olmamasından çok daha iyidir.
Önceliği şu hesaplara verin:
- E-posta hesapları
- Banka ve ödeme hesapları
- Muhasebe, ERP ve iş uygulamaları
- Alan adı, sunucu ve bulut yönetim panelleri
- Şirketin sosyal medya hesapları
5. Parolanızı kimseyle paylaşmayın
Ciddi hiçbir kurum, bankanız ve BT hizmet sağlayıcınız dahil, parolanızı e-postayla, mesajla ya da telefonla istemez. "Hesabınız kapatılacak, hemen doğrulayın" gibi aceleye getiren mesajlar oltalama girişimlerinin en bilinen işaretidir. Bağlantıya tıklamak yerine siteye adresini kendiniz yazarak girin.
Şirket içinde de aynı kural geçerlidir. Birden fazla kişinin aynı kullanıcı adıyla çalıştığı ortak hesaplar, hem güvenlik hem de "bu kaydı kim değiştirdi?" sorusu için sorun yaratır. Her çalışanın kendi kullanıcısı ve yalnız işine yetecek kadar yetkisi olmalıdır. İş yönetimi yazılımımızda da her kullanıcı kendi hesabıyla girer; kimin neyi görüp onaylayacağını siz belirlersiniz.
Şirketiniz için kısa kontrol listesi
- Bütün çalışanlar en az 12 karakterlik, benzersiz parolalar kullanıyor.
- E-posta, banka ve iş uygulamalarında iki aşamalı doğrulama açık.
- Ortak hesap parolaları bir parola yöneticisinde, yetkiye bağlı paylaşılıyor.
- İşten ayrılan çalışanın hesapları aynı gün kapatılıyor.
- Ekip, oltalama mesajlarını tanıyor ve şüpheli durumu kime bildireceğini biliyor.
Bu adımların hiçbiri karmaşık değildir; ama birlikte uygulandığında saldırganın işini ciddi biçimde zorlaştırır.